Nefsin arınması ve Semûd kıssası
الشمس
وَالشَّمْسِوَضُحَاهَا
Güneşe ve onun aydınlığına yemin olsun,
وَالْقَمَرِإِذَاتَلَاهَا
Onu izlediğinde aya,
وَالنَّهَارِإِذَاجَلَّاهَا
Onu ortaya çıkardığında gündüze,
وَاللَّيْلِإِذَايَغْشَاهَا
Onu örttüğünde geceye,
وَالسَّمَاءِوَمَابَنَاهَا
Göğe ve onu bina edene,
وَالْأَرْضِوَمَاطَحَاهَا
Yere ve onu yayana,
وَنَفْسٍوَمَاسَوَّاهَا
Nefse ve onu düzenleyene;
فَأَلْهَمَهَافُجُورَهَاوَتَقْوَاهَا
Ona kötülüğünü ve korunmasını ilham edene!
قَدْأَفْلَحَمَنْزَكَّاهَا
Onu arındıran kurtuluşa ermiştir;
وَقَدْخَابَمَنْدَسَّاهَا
Onu kötülüğe gömen ise ziyan etmiştir.
كَذَّبَتْثَمُودُبِطَغْوَاهَا
Semûd kavmi azgınlığı yüzünden yalanladı;
إِذِانْبَعَثَأَشْقَاهَا
Hani en bedbahtları ileri atılmıştı.
فَقَالَلَهُمْرَسُولُاللّٰهِنَاقَةَاللّٰهِوَسُقْيَاهَا
Allah'ın elçisi onlara, 'Allah'ın devesine ve onun su hakkına dokunmayın' demişti.
فَكَذَّبُوهُفَعَقَرُوهَافَدَمْدَمَعَلَيْهِمْرَبُّهُمْبِذَنْبِهِمْفَسَوَّاهَا
Onu yalanladılar ve deveyi kestiler; Rableri de günahları sebebiyle onları yerle bir etti.
وَلَايَخَافُعُقْبَاهَا
Ve O, bunun sonucundan korkmaz.