İki farklı yol: Verme ve cimrilik
الليل
وَاللَّيْلِإِذَايَغْشَىٰ
Bürüdüğü zaman geceye yemin olsun,
وَالنَّهَارِإِذَاتَجَلَّىٰ
Açılıp aydınlandığında gündüze,
وَمَاخَلَقَالذَّكَرَوَالْأُنْثَىٰ
Erkeği ve dişiyi yaratana!
إِنَّسَعْيَكُمْلَشَتَّىٰ
Şüphesiz sizin çabalarınız çeşit çeşittir.
فَأَمَّامَنْأَعْطَىٰوَاتَّقَىٰ
Kim verir ve sakınırsa,
وَصَدَّقَبِالْحُسْنَىٰ
Ve en güzeli doğrularsa,
فَسَنُيَسِّرُهُلِلْيُسْرَىٰ
Biz de ona kolay olanı kolaylaştırırız.
وَأَمَّامَنْبَخِلَوَاسْتَغْنَىٰ
Kim de cimrilik eder ve kendini yeterli görürse,
وَكَذَّبَبِالْحُسْنَىٰ
Ve en güzeli yalanlarsa,
فَسَنُيَسِّرُهُلِلْعُسْرَىٰ
Biz de ona zoru kolaylaştırırız.
وَمَايُغْنِيعَنْهُمَالُهُإِذَاتَرَدَّىٰ
Düştüğü zaman malı ona fayda vermez.
إِنَّعَلَيْنَالَلْهُدَىٰ
Doğru yolu göstermek bize aittir;
وَإِنَّلَنَالَلْآخِرَةَوَالْأُولَىٰ
Ahiret de dünya da bizimdir.
فَأَنْذَرْتُكُمْنَارًاتَلَظَّىٰ
Sizi alevlenen bir ateşe karşı uyardım;
لَايَصْلَاهَاإِلَّاالْأَشْقَى
Ona ancak en bedbaht olan girer;
الَّذِيكَذَّبَوَتَوَلَّىٰ
O ki yalanladı ve yüz çevirdi.
وَسَيُجَنَّبُهَاالْأَتْقَى
En çok sakınan ise ondan uzak tutulacaktır;
الَّذِييُؤْتِيمَالَهُيَتَزَكَّىٰ
O ki arınmak için malını verir;
وَمَالِأَحَدٍعِنْدَهُمِنْنِعْمَةٍتُجْزَىٰ
Onun nezdinde hiç kimsenin karşılık bekleyen bir nimeti yoktur;
إِلَّاابْتِغَاءَوَجْهِرَبِّهِالْأَعْلَىٰ
O, ancak yüce Rabbinin rızasını ister.
وَلَسَوْفَيَرْضَىٰ
Ve o elbette hoşnut olacaktır.