İnsanın nankörlüğü ve kalplerin açığa çıkması
العاديات
وَالْعَادِيَاتِضَبْحًا
Soluk soluğa koşanlara yemin olsun,
فَالْمُورِيَاتِقَدْحًا
Tırnaklarıyla kıvılcım çıkaranlara,
فَالْمُغِيرَاتِصُبْحًا
Sabah baskın yapanlara,
فَأَثَرْنَبِهِنَقْعًا
Derken tozu dumana katanlara,
فَوَسَطْنَبِهِجَمْعًا
Ve bir topluluğun ortasına dalanlara!
إِنَّالْإِنْسَانَلِرَبِّهِلَكَنُودٌ
Şüphesiz insan, Rabbine karşı çok nankördür.
وَإِنَّهُعَلَىٰذٰلِكَلَشَهِيدٌ
Ve o, buna kendisi de şahittir.
وَإِنَّهُلِحُبِّالْخَيْرِلَشَدِيدٌ
Doğrusu o, mal sevgisine çok düşkündür.
أَفَلَايَعْلَمُإِذَابُعْثِرَمَافِيالْقُبُورِ
Bilmez mi ki kabirlerdekiler dışarı çıkarıldığında,
وَحُصِّلَمَافِيالصُّدُورِ
Ve göğüslerde olanlar ortaya konulduğunda;
إِنَّرَبَّهُمْبِهِمْيَوْمَئِذٍلَخَبِيرٌ
Şüphesiz Rableri o gün onlardan tamamen haberdardır.